Kirli Kirpi Blog

Bize, sektöre ve hayata dair söylemek istediklerimiz var. Peki siz bunları dinlemek ve okumak ister misiniz?

Firma İsminin Seçilmesi
firma-ismi-cover

Markalaşma sürecinin ilk adımı olan firma için isim bulma aşaması, en sancılı aşamalardan birisidir. Markayı temsil edecek bir isim bulmak, ticaretin ve teknolojinin bu kadar yaygınlaştığı ve geliştiği günümüzde artık iyice zorlaşmaya başlamıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği açıklamalarına göre 2012 yılının eylül ayında İstanbul’da açılan şirket sayısı 3 bin 630 idi. Bu sayı sürekli bir artış göstermektedir. Tüm Türkiye için değerlendirildiğinde bu sayısal durum, güçlü ve yapılan işi anlatan kısa bir isim bulmanın zorluğunu en iyi şekilde ifade edecektir.

Türkiye’de isim bulma sürecinde farklı ve amaca uygun isim bulunurken kullanılan yöntemlerden en çok tercih edileni aile ismini yaşatma mantığından hareketle soy isimin firma ismi olarak kullanılmasıdır. Bu yöntem bazen hoş olmayan sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin İstanbul Ataşehir’de kaliteli ürünleri olan bir fırın için Tüylüoğlu ismi kullanılmıştır ki isim firma kurucusunun soy ismidir. Fakat tüy ve ekmek kelimelerinin bir arada kullanılması bilmeyenler için ciddi bir önyargı oluşturmaktadır. Ama örneğin araba yedek parça ve araç servisi olarak hizmet vermekte olan Çelikel markası sağlam bir görünüm sergilemektedir. Bu uygulama sadece ülkemizde değil, yurt dışında da yaygındır. Bunlardan en çok bilinenlerinden birkaç tanesi; Honda, Hyndai, Ferrari, Lacoste, Michelin ve daha pek çok marka bu listeye eklenebilir.

Bunun dışında en çok kullanılan yöntemlerden bir diğeri ise, kurucu ortakların isimlerinin belirli bir düzenle yan yana yazılması ile isim oluşturulması yöntemidir. Bu konuda bilinen isimlerden YU-MA-TU markası tamamen Türk ve Yusuf-Mahmut-Tuncay isminde üç ismin birleşimi ile oluşturulmuştur.

Bir diğer yöntem ise konuma bağlı isim verilmesidir. Örneğin bir bulvarın köşesinde yer alan kuruyemiş markası için köşem, bulvar gibi isimler ve ya bulunduğu il, ilçe ve mahallenin hatta sokağın ismini alan küçük esnaflar yine buna verilebilecek örnekler arasında gösterilebilir. Bu durum küçük ve yerel firmalar için yeterince uygun olabilir ama büyümeyi hedefleyen ve küresel dünyaya açılmayı hedefleyen firmaların kesinlikle kullanmasını tavsiye etmeyeceğimiz bir isim seçme yöntemidir.

Başka bir yöntem ise, daha havalı ve farklı olacağı gerekçesi ile markaya yabancı isim verilmesi durumudur. Bu durumun başarısı çok göreceli ihtimallere dayalıdır. Tüm sektöründe pek çok firma İngilizce, İtalyanca ve Fransızca isimleri tercih etmektedir. Örneklemek gerekirse Bellona, De Facto, sevenhill ve daha pek çok marka bu listeye eklenebilir. Fakat yabancı dil bilgisinin eksikliğinin fazla olduğu ülkemizde yazılışı ve okunuşu farklı olan markaların kendini ifade edebilmesi çok zordur. Örneğin web sitesi adresinizi söylemek istediğinizde her seferinde kodlamak zorunda kalacağınız bir isim; karşınızdaki kişide bir artı değil eksi değer oluşturabilir. Ama şurası bir gerçek, adı öncü olan bir ses sistemi alıcı için çok cazip gelmez iken tam İngilizce karşılığı olan Pioneer markası tüm dünyada rağbet gören bir isim olmayı başarmıştır. Ya da Elma isminde bir telefon markası kulağa çok komik gelirken Apple ürünü bir telefon kullanmak saygınlık konusu bile yapılabilmektedir.

İsim bulma yöntemi olarak kullanılan bir diğer sistem ise kısaltma yöntemidir. Çalışılan sektör ve ya şirketin ana isminin rahat anlaşılabilmesi için kısaltılarak firma ismi olarak kullanılması yöntemi ile şu an pek çok bilindik marka Türkiye’de hizmet vermektedir. Birkaç örnek saymak gerekir ise; Mado-Maraş Dondurma, DYO-Durmuş Yaşar ve Oğulları, RODİ-Ramazanoğlu Dikim ve daha pek çokları bu listeye girebilir.

Tüm bu yöntemlerin dışında kalan ve zor olan yöntem ise içinde bulunduğu sektöre, hedef kitleye ve ya verilmek istenen mesaja göre uygun isim bulabilmektir. Bu yöntem giriş kısmında da belirttiğimiz gibi bulunması en zor marka isim çeşididir. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken çok fazla kıstas vardır. Bunları kısaca belirtmek gerekir ise;

  1. Anlaşılır olmalıdır.
  2. Telaffuzu kolay olmalıdır.
  3. Mümkün olduğunca kısa olmalıdır. (Bu konuda çok şanslı olmayabilirsiniz.)
  4. Çarpıcı ve dikkat çekici olmalıdır.
  5. Yapılan iş ile ilgili bir çağrışım yaratmalıdır ve ya sektöre uygun olmalıdır.
  6. Negatif çağrışım olmamalıdır.
  7. Dünyanın global olduğu bu zaman diliminde mümkün ise Türkçe karakter içermemelidir.

Örneğin biz Kirlikirpi markasını oluştururken yukarıda saydığımız maddelerin birçoğunu karşıladık. Maskot olarak seçilen kirpinin yüzünün gülümseyen bir çizgi içermesi, söylendiğinde karşı tarafta oluşan tebessüm, içinde Türkçe karakter barındırmaması, içinde bulunduğu sektör için cazip olması telaffuz kolaylığı ismin seçilmesinde büyük etkisi olmuştur.

Tüm bu örnekler ve açıklamalardan sonra sahip olduğunuz ve ya olmayı düşündüğünüz marka isimlerini bir kere daha gözden geçirerek bir hata yaptınız ise en kısa zamanda düzeltmenizi tavsiye ediyoruz.

Paylaşmak istediklerinizi bize gönderin

  • 27 Temmuz 2013 15:23

    […] markalaşma sürecinin en zor kısımlarından birisidir. Bu konuda daha önce hazırladığımız “Firma İsminin Seçilmesi” yazımızı okudunuz ise isim bulma süreçleri ile ilgili fikir sahibi olmuş ve zorluklarının […]

  • 26 Ağustos 2013 04:34

    […] önce firma ismi oluşturmakla ilgili yazımızı okudunuz ise bu konuda fikir sahibisiniz demektir. Asla ama asla […]

  • 25 Kasım 2013 21:28

    […] önce firma ismi oluşturmakla ilgili yazımızı okudunuz ise bu konuda fikir sahibisiniz demektir. Asla ama asla […]